Bir gün bir genç yolda atının üzerinde ilerlerken yaşlı bir adam yanına gelir ve “Oğlum ben yaşlıyım bineğim de yok, izin ver de atına ben bineyim sen yaya yürü der”…

Genç: “Tamam amca gel bin” diyerek attan iner ve yaşlı adam ata biner.

Genç adam, amcanın yüzüne tebessüm ederek yanında yürür.

Yaşlı adam bir iki adımdan sonra atı hızlandırır ve kaçmaya başlar.

Maksadı atı çalmaktır.

Atının çalındığını gören genç adam ise arkasından şöyle seslenir: “Amca, sen benim atımı değil huyumu çaldın. Benim evde bir tane daha atım var, ben ona da binerim. Ama bundan sonra her kim benden atımı isterse asla vermem.” der.

Bir insanın dost bir huyunu çalmak,

Onun kalbini bozmak,

Vicdanını fesada uğratmak ,

Kişinin güzel cevherlerle donatılmış kalbini alıp pisliğe bulamak.

Bu davranışlar aynı zamanda dünyaya fesat tohumları serpmek demektir.

Elbette ki o tohumlar gün gelip filizlenecek, ağaç olacak ve zehirli meyvelerini verecektir. !!

Onun için kimsenin güvenini sarsmayın….

İnsan insan olalı insanlığından asla vazgeçmedi.

Ama insanlığı bir araç olarak kullananlarda şeytanlığından bir an olsun vazgeçmediler.

Ama yine de siz siz olun ahlakınızdan ve güzel hasletlerinizden asla vazgeçmeyin ve yok olmasına taviz vermeyin.

Çalınan sadece mal değil duygularda çalınır, derken düşünmek lazım,

Bu yaşımıza kadar hangi değerlerimiz çalındı?

Sıralayalım mı?

Hangisi önemli elle tutulanlar malımız mı, değerlerimiz mi?

Peki bizler çaldık mı yoksa sadece çalınanı mı gördük?

Kendimizden neleri çaldık?

Sorular çok cevapları düşünmek lazım.

Kirli
Kirli

Kendi halinde, yalnız bir başına dolaşıp, susuz denizlerde boğulurken kelimelere sarılarak kurtulan garip bir insan